HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 24 Kategoride 13332 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Ramazan’da Susuzluk Çekmemek İçin Neler Yapılmalı

11 Temmuz 2013
Ana Sayfa » Genel Haberler » Ramazan’da Susuzluk Çekmemek İçin Neler Yapılmalı

Yüce yaratıcı Allah’ü Teâla’nın müslümanlara farz kıldığı ve İslam Dininin 5 şartından olan Oruç ayına ulaşmış bulunmaktayız. Kutsal Ramazan Ayında oruç tutan Müslümanların oruçluyken susuzluk çekmeleri için neler yapılmalı ve oruç hakkında genel bilgiler aşağıda yer almaktadır.-Ramazan ayının yaz ayına denk gelmesi ve yaz günlerinin uzun olması ile birlikte vücudumuz ramazan ayında en çok suyun yokluğunu hisseder.İftar vaktinin gelmesi ile birlikte suya yüklenip bir anda çok fazla su tüketmenin, ertesi gün çekilen susuzluk problemini aza indireceğini düşüncesi  yanlış bir düşünce olup, uzmanlar iftardan sahura kadar azar azar su içerek vücudun ihtiyaç duyduğu su miktarının bölüştürülmesinin vücudumuz için daha yararlı olduğunu savunmaktadırlar.

-Sahurda ne kadar çok yemek yenilirse ertesi gün o kadar az acıkılacağı düşüncesi doğru değildir.

-Sahurda çok fazla yemek tükettiğiniz zaman ertesi gün hissedilen su ihtiyacı da o kadar fazla olacaktır. Bu yüzden sahur zamanı hafif gıdalar tüketmeye, kızartmalardan ve tuzlu ağır yiyeceklerden uzak durmaya özen göstermelisiniz.

-Fazla miktarda çay ve kahve tüketilmesi susuzluğa neden olmaktadır. Bu yüzden fazla miktarda çay ve kahve tüketiminden uzak durulmalıdır.

-Çay ve kahveyi çok sevenler ve fazla tüketenler anlık olarak susuzluklarının geçtiklerini düşünseler de, alınan bu sıvılar aynı hatta daha fazla miktarda sıvının vücuttan atılmasına, bu da vücudumuzun tekrar susuz kalmasına neden olacaktır.

– iftar ve sahurda tükettiğiniz yiyeceklerin su ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olacak gıdalar ve sulu yemek olmasına dikkat etmelisiniz.

-Oruçlu kalınan süre zarfında vücudumuzun su sarfiyatına neden olacak ve susuzluk hissetmemizi sağlayacak fiziksel aktivitelerden uzak durmalıyız.

Oruç Nedir? Oruç Hakkında Bilgi

Ramazan ayı, oruç tutma ayıdır ve müslümanlar tarafından  kutsal kabul edilir.Arapça kökenli bir sözcük olan Ramazan, “Ramaza” (çok sıcak olma) kökünden gelir. Bunun nedeni muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır.

Ramazan Ayının Zamanı

Ramazan ayının zamanı Hicri Takvim’e göre düzenlenir. Hicri takvim, Halife Ömer’in zamanında
düzenlenmiştir.Hicri Takvim bir ay takvimi olduğu için yıllar, miladi takvimden 11 – 12 gün kısadır. Bunun sonucu olarak Ramazan ayı her sene miladi takvimde öne kayar. Yaklaşık olarak her 32 senede bir, Ramazan ayı aynı tarihlere denk gelir.

İslam’da Ramazanın önemi

Kur’an’ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir. Hangi gün olduğu bilinmemekle
birlikte Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecesi olarak kabul edilir.Kadir gecesi ile ilgili Kur’an’ın 97.süresi olan Kadir Suresinin ilk üç ayeti şöyledir: “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”
Hicri takviminde Ramazan ayı

Hz. Ömer’in hilafeti zamanında Arap Yarımadası’nda; Persler, Romalılar ve başka medeniyetlerin kullandığı güneş ve ay takvimleri kullanılmaktaydı. Hicaz-Asir bölgesinde ise hem güneş hem de ay takvimi kullanılıyordu. Takvim oluşturma fikri ortaya çıkınca yapılan istişareler sırasında sahabeden Ali bin Ebu Talib, oluşacak takvimin peygamberin Medine’ye hicretini başlangıç tarihi olarak önermiştir. Bu görüş kabul edilmiştir fakat peygamberin hicretinin ay takviminin ilk ayı olan Muharrem’e değil de Rebiulevvel’e denk gelmesi sonucunda tarih geriye alınmıştır. Buna göre Hicrî takvimin başlangıcı miladî 23 Temmuz 622’ye denk gelir, yılın dokuzuncu ayı da böylece Ramazan olur. Ramazan ayından önceki hicrî ay Şaban, Ramazan’dan sonraki ay ise Şevval ayıdır.Hicrî takvimin salt ay takvimi olması sebebiyle, bu takvimdeki ayların mevsimlerle ilişkisi yoktur; yani her ay güneş takvimine göre her yıl pozisyonu değişir, ve böylece aylar mevsimler arasında gezinir
– belirli bir mevsimin ayı olmazlar. Bu sebeple Ramazan ayı ve oruç dönemi her yıl değişir.

Ramazan orucu Bakara Suresi’ne göre Kur’an’ın İslam peygamberi Muhammed’e gönderilmesi Ramazan ayında başlamıştır ve bu ay içinde “oruç” tutmak müslümanlara emredilmiştir. İlgili ayet şöyledir:” O Ramazan ayı ki irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan
Kur’an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya
yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor,
zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini
yüceltmenizi istiyor. Umulur ki, şükredesiniz! (Bakara 185)”
Bu ay boyunca gündoğumundan önceki alacakaranlık ile günbatımından sonraki alacakaranlık arasında yemek-içmek ve cinsel ilişkide bulunmak Müslümanlara yasak kılınmıştır. Mükellef olan Müslümanların Ramazan orucunu tutması farzdır.

Sahur Nedir
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemeğe ve bu yemeğin yendiği zaman aralığına sahur denir.
İftar Nedir
Gün sonunda orucun açılmasına ve bu esnada yenen yemeğe iftar denir.

2013 Ramazan Bayramı, 2013 Ramazan Bayramı Tatili

2013 Ramazan orucu 9  Temmuz Salı günü başladı, 7 Ağustos Çarşamba günü ise sona erecektir.

2013 Ramazan Bayramı 8 Ağustos Perşembe günü başlayıp Cuma gününe kadar sürecektir.

2013 yılı Ramazan Bayramı tatili 3,5 gündür. Tatil, 7 Ağustos Çarşamba günü  öğleden sonra başlayıp Cuma gününe kadar sürecektir.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Tema Fabrika