HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 24 Kategoride 13332 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Şirk Evliliği ve Boşanmalardaki İnanılmaz Artış!

25 Kasım 2017
Ana Sayfa » Genel Haberler » Şirk Evliliği ve Boşanmalardaki İnanılmaz Artış!

İslam ülkelerinde, kadının toplum içindeki konumunu hadisler ve hadis hükümlerini farklı içtihatlara dönüştüren mezhepler belirliyor. Kadın, hadislerde; aklı ve dini yarım, Âdem’in cennetten kovulmasına neden olan, şehvetinin kölesi, okutulmaması ve eğitim verilmemesi gereken, erkeği yoldan çıkarmak amacıyla güzelliğini kullanan bir şeytan olarak tasvir ediliyor. Bu tasvir, İslam ülkelerinin kadına bakışını belirleyen, tolumun bilinçaltına nakşedilmiş bir tasvir. Bu yüzden kadın, 1350 yıldır erkek egemen toplumun kölesi olarak yaşıyor. Sosyal hayatın içine giremiyor, eğitim alamıyor, dışarı çıkamıyor ve hatta uydurulan hükümlerle regl olduğunda günlerce namaz kılması, Kur’an okuması engelleniyor. Kâbusa dönüştürülmüş bir hayat.

Gelenekçi erkekler, hayatın her alanının dışına itilen kadınla, cinsel ihtiyaçlarını zina yapmadan karşılayabilecekleri bir hizmetçi rolü vererek evleniyorlar. Evi temizler ve çocuklara da bakar… Kadın, 1350 yıldır kendisine verilen bu rolü kabul etmek zorundaydı, çünkü çalışması ve ekonomik özgürlüğünü eline alması yasaktı. Boşansa, boşanmak istese, hayatı devletin güvencesi altında değildi. Ayrıca, Kur’an’da olmayan bir hükümle boşanma hakkından da yoksun bırakıldı. Kadın, erkek egemen toplumun kendine verdiği cinsel ihtiyaçların karşılanabileceği hizmetçi rolünü zoraki kabul etti; zira başka çaresi yoktu.

Resme baktığımızda; çaresizlikten, yaşamak için, nefes alıp vermek için evlenen bir kadın görüyoruz. Bu evlilik, elbette Kur’an İslam’ındaki evlilik değil.

“Onda ‘sükûn bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Rûm Suresi 21. Ayet)

İslam ülkelerinde ki kadınlar, hayatta kalabilmek için erkeğe sarılıyor, sevdiğinden veya saygı duyduğundan değil. Cinsel açıdan kullanıldıklarının da farkındalar. Çaresiz ve çaresiz olduğundan evlenmek zorunda. Başka seçeneği yok. Erkekle bir çıkar ilişkisine giriyor. Cinselliğini sunuyor, üreme sorumluluğu da var. Erkek de, aldıklarına karşılık kadının geçimini sağlıyor.

Bu evliliğin temelinde şirk var. Eşler, Allah rızasını gözeterek evlenmiyor. Evliliğin temeli, İslam’a hizmet için atılmıyor. Çünkü bu tür bir evliliği yapacak Kur’an bilinci yok. Gelenekçi bir erkekten, eşine saygı göstermesini bekleyemezsiniz; şirk dininin, müşrik âlimlerince aşağılanan bir varlığa! Yazının başında özetlemeye çalıştığım hadislerdeki kadın tasviriyle büyümüş bir erkek var karşınızda. Sevgi ve şefkatin olmadığı bir çıkar ilişkisi. Yani şirk evliliği.

Batı Medeniyetinde de durum pek farklı değil. Kadın, Batıda ekonomik özgürlüğünü eline aldı ve erkeğe ihtiyacı kalmadı. Erkeğe ihtiyacı kalmayan kadın ne yapar? Boşanır. Batılı ülkelerde, boşanma istatistiklerinin patlama yapmasının gerçek nedeni bu: Kadın, Batı Medeniyetinde de aşağılanıyordu, hayatta kalmasının yolları seküler düzenle açıldı ve erkeğini terk etti. İslam ülkelerinde, özellikle Türkiye gibi gelenekçilikten biraz sıyrılabilen ülkelerde de bu yaşanıyor: Boşanma vakalarının artışı. Batıda da, doğuda da evlilikler Allah sevgisi üzerine kurulmuyor, karşılıklı çıkarlar üzerine kuruluyor, o yüzden de en ufak bir sarsıntıda evlilikler hemen çatırdamaya ve bozulmaya başlıyor.

Kadın, toplumun eşit bireyi olarak görülmek istiyor. Kur’an’ın, hiçbir cinsiyet ayrımı yapmadığını, hurafelerle/ hadislerle Kur’an gerçeklerinin farklı olduğunun farkına varıyor. Zorla, istemediği ve kendisini aşağılayan bir insanla evlenmek/evli kalmak istemiyor.

Hem doğu hem de Batı Medeniyeti Kur’an’daki İslam’a dönmediği sürece çıkar evliliğine ve boşanma sorununa çözüm bulunamaz.

Toplumsal çözülme ailede başlar. Toplumsal erozyon devam ediyor. Allah’ı seven, birbirini de Allah rızası için seven, eşit haklara sahip bireyler olarak gören bir İslam anlayışının, yani Kur’an’daki İslam’ın topluma tebliğ edilmesi gerekiyor. Hadis ve mezhep hurafeleri çiftleri bir arada tutamaz. Çünkü gelenek baskısı ve ekonomik kısıtlamalar ortadan kalktığında kadın, gelenekçi bir erkekle birlikte olmak istemez. Yakasını Hıristiyan müşriklerden kurtaran ve ekonomik özgürlüğünü eline alan Batı kadını, şirk sistemini sorgulamak ve ders çıkarmak için iyi bir örnek. Türkiye’nin Batısında ki şehirlerde boşanma istatistiklerini -özgürlüğünü kazanan Batılı kadın bağlamında- geç olmadan iyi okumak lazım.

Mert Arslanoğlu

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
İlgili Terimler :
Tema Fabrika